Makyaj etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Makyaj etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Ağustos 2016 Cumartesi

İPEKSİ BİR CİLT GÖRÜNÜMÜ İÇİN PUDRA VE ÇEŞİTLERİ


Yüzümüzü pürüzsüz gösteren, gözeneklerimizi kapatan pudralardan bahsetmek isterim. İki tür var, toz pudra ve sıkıştırılmış ( kompakt ) pudra. Birincisi toz pudralar, genelde transparan pudra da dediğimiz makyajı sabitlemek, fondötenin yüze oturması, ciltte parlamayı önlemesi amacıyla kullanılır. Renk skalası azdır. Kapatıcı özelliği yüksek değildir. Toz pudra, en başarılı pudra ponponu ile uygulanır. Ponponu, ürüne az miktarda batırarak diğer elimizin avucunun içinde ürünün fazlasını bırakarak ponponda kalan miktarı hafif tampon hareketlerle yüzümüze aşağıdan yukarıya doğru uygulamalıyız. İşlemi hızlıca yapmalıyız ki yüzümüzün ısısı emisyonu değişmeden tüm yüz tamamlanmalıdır.


İkincisi sıkıştırılmış ( kompakt ) yani fırınlanmış pudraların daha fazla renk tonlarını bulabiliriz. Kapatıcılık ve kalıcılık özelliği yüksektir. İster fondöteni sabitlemek amacıyla kullanın ister sadece nemlendiricinin üzerine kullanın. Pudra fırçasıyla hafif dokunuşlarla uygulamak en iyi yöntemdir. Güneşten korunmak için nemlendiriciyle karıştırdığım güneş kremi veya BB kreminin üzerine kullanıyorum. Yüzü tam bir koruma bariyerine hapsediyorum. Ciltte gün içinde sıcağın da etkisiyle oluşan parlamayı yağlanmayı minimuma indiriyorum. Burada dikkat edilmesi gereken nokta pudranın cildi kurutucu etkisinden dolayı, cildi kurumaya yatkın olanlar ürünü daha az kullanabilirler. Fondöten daha zahmetli ve biraz da ağır bir ürün olduğu için pudra her zaman daha bir pratik, cankurtaran gibi daha hafif, bir kurtarıcı ürünümdür. Varlığı belli belirsiz ancak sihirli  etkisi de bir o kadar yüksektir. Markalarla ilgili tecrübelerim de başka bir paylaşımda.


27 Nisan 2016 Çarşamba

KİRPİK PERMASI NEYMİŞ ?


Bir kere bu uygulama kesinlikle kendi başımıza yapabileceğimiz birşey değil. Zararlı olduğu yönünde hakkında karalamalar olsa da ben hiçbir olumsuzlukla karşılaşmadım. Senede bir veya iki kez yaptırılabilir. Kirpik kıvırıcı yani karlaj kullanmak her seferinde zor geliyorsa uzun süreli etkili yani kirpik permasını uygulayabiliriz. Aynada gözlerimize bakınca genelde düz kirpiklere sahip olduğumuz için direk göz kapaklarımızı görürüz. Oysa kirpik perması ile kıvrımlı kirpiklere kavuşabiliriz. Kirpik permasını bildiğimiz saç perması ile karıştırmayalım. İçindeki ilaç büyük oranda azaltılmış yani varsa eğer zararı çok minimize edilmiştir.


Belki hoşunuza gitmeyebilir, o yüzden uygulama resimleri eklemedim. Az zahmetli, maksimum 40 - 50 dakikalık üç aşamalı bir işlem. Ancak sonucu çok güzel. İlk seferde kıl yapısı inatçıysa ikinci ve üçüncü uygulamada daha başarılı sonuç alınacaktır. Aradaki zaman periyotları bir - bir buçuk aydan az olmamalıdır. Etkisi 2 - 3 ay sürecektir. Bu çok tecrübeli ellerde yaptırılması gereken butik ve özel bir işlemdir. Üzerine sürülen rimelle kirpikler harika görünecektir. İlk yaptırınca söylediğim 'a benim kirpiklerim varmış ve uzunmuş' oldu. Sizin de öyle olacaktır.



20 Şubat 2016 Cumartesi

EYELİNER 'IMIN KUYRUĞU


Bir eyeliner modasıdır gidiyor. Kuyruklu, kuyruksuz, ince, kalın, kedi gözü gibi çift kuyruklu vb. Bizler oryantalist ruhumuzdan dolayı malum abartılı Arap makyajını daha çok takip ediyoruz. Türk kadınlarının kaş ve göz yapıları da etkileyici olduğundan dolayısıyla eyelinerı abartma huyumuz Ortadoğu'dan gelme. Şu anda Avrupa ve Amerika eyeliner modasını terketmiş durumda.


Bu yazıda şu göz yapısı şöyle yapsın, böyle yapsın gibi yorumlar yapmıycam. Resimde gösteriyor zaten. Göz, kaş yapısıyla beraber, saç kesimi, saçın rengi, o an üzerimizdeki giysiler, tarzı, renkleri hatta abartayım havanın açık / kapalı olması dahi bir etken. Makyajda dikkatleri nereye çekmek istediğimizle alakalı. Eyeliner kalemle, jelle veya likit kalemle çekilebilir. En uzun süre dağılmadan kalıcı olması için jel eyeliner tercih edilmeli.


Alın elinize kalemleri aynanın karşısına geçin ve deneyin. Size en iyi yakışanı en iyi siz kendiniz bilirsiniz. Göz kenarına bant uygulaması yaparsanız çizgiler daha net olur ve etrafa bulaştırmadan daha keskin bir hat elde etmiş olursunuz. Bir olmaz, iki olmaz, beş olmaz ancak el mutlaka alışır. Daha olmadı şablonlar var. Gözün üstüne yerleştirin ve boşluğu boyayın, olsun bitsin. İlla siyaha takılmayın, lacivert, kahverengi, mavi, yeşiller de var. Her göz yapısında çok iyi durmayabilir o zaman sadece dip eyeliner olarak geçeriz olur biter. İsteyen pek tabi abartabilir.    
              

Sözler bazen gerçek olmayabilir, sözler herşeyi ifade edemeyebilir. Ancak gözler ruhların sır kapısıdır. Ve ruh sadece gözlerin içindeki manada kendini bulur. "Gözler ruhun aynasıdır" atasözümüze sadık kalarak saf ve masumane bir tavır ile bakan ve konuşan güzel göz müdür, yoksa güzel bakış mıdır? Bizi bayağı bir eskilere götüren buğulu, derin ve farklı bakışları eyelinerla yakalayın.


26 Ocak 2016 Salı

"ALLIK" DOSYASINI ARTIK BU YAZIYLA KAPATIYORUM


"Schindler' in Listesi"  filmini izleyenler bilir, esir kampındaki kadınlar yüzleri kireç gibi beyaz ve sağlıksız göründüğünden fırınlara atılıp yakılmamak için iğneyle parmaklarını delip, kanı yanaklarına sürdükleri sahneyi. Niye bu uç örneği seçtim, cevabı devamında satır aralarında. Allık nasıl sürülür, püf noktaları neler, hangi tonlar kime yakışır, doğru fırça seçimi nasıl olur?  Renk renk ve çeşitli tonlarda geniş bir yelpazeye yayılan allıklar, renkleri kadar sürülme teknikleriyle de önem kazanıyor. Allık hem yüzün geneline renk ve canlılık veren; hem de elmacık kemiklerini vurgulayarak, yüze, yerine göre daha ince ve karakterli bir ifade veren bir makyaj enstrümanıdır. Her yüz şekline göre bir allık sürme biçimi vardır. Allık sürmeyi seviyorsanız, cilt renginizi ve yüz tipinizi çok iyi tanımalısınız. Renkler, şeftali, pembe, terracotta, bronz, toprak, natürel, kahve ve bunların ara tonları olabilir.
Allığı sürme tekniğimizi belirleyen etken, yüz şeklimiz. Doğru renk tonlarında, uygun bir fırçayla ve en uygun teknikle tatbik edilmiş allıklar, yüzünüzde çok etkili bir sonuç yaratacaktır. Burada amaç illa renkli kozmetik kullanmış olmak değil de, daha sağlıklı görünen ve fresh bir ifade kazanmaktır. Zaten hiçbir şey yapamamışsak yüzümüze ya da vaktimiz olmamışsa bundan daha sihirli, etkili ve basit bir uygulama da yoktur.



Allığı sürerken gülümsememiz ve oluşan tepeciklere allığımızı uygulamamız söylense de, bu teknik daha çok kalp formlu ve şakakları belirgin ve küçük yüzlere yakışan bir uygulama. Eğer yüzümüz köşeli, yuvarlak ve geniş hatlara sahipse, allık fırçamızın, elmacık kemiklerinin biraz daha alt sınırından geçmesi gerekir. 
Yuvarlak yüz : Yanaklar ve genel olarak yüzün geniş olduğu bu tipte, fırçayı V çizecek şekilde uygulamalısınız. Bu şekilde yüzünüz daha uzun görünecektir.
Kare yüz : Kare çenenin etkisini yumuşatmak için, gözlerinizin merkezini bulun, elmacık kemiklerinizle nerede birleştiğine bakın ve allığı oraya uygulayın, daha sonra şakaklarınız yayın. Alın ve çenenize de yumuşak geçişler halinde az bir miktar allık uygulayın. Bu uygulama ile yüzünüzün kareliğini yumuşatmış olacaksınız.


Dikdörtgen yüz : Alın da en az çene çizgisi kadar geniştir. Elmacık kemiklerinize belirgin şekilde uygulayacağımız allığın, burun ucundan daha aşağı sınıra taşmamasına dikkat edelim.


Oval yüz : En ideal yüz tipidir. Alın, çeneye göre daha geniştir. Elmacık kemikleri daha belirgin ve çene yapısı yumuşak hatlıdır. Bu yüz tipinde allığınızı, en çok göze çarpan kısma yani elmacık kemiklerine ve şakaklara uygulayın. Böylece, elmacık kemiklerinizi daha da çok vurgulamış olacaksınız.


Üçgen yüz : Bu yüz tipinde geniş bir alın yapısı ve dar bir çene kontürü vardır. Elmacık kemikleri ise hayli belirgindir. Fırçayı elmacık kemiklerinizden şakaklara doğru V şeklinde uygulayın. Kaş altından yüzün merkezine doğru da az miktarda allık uygulayın.

Yağlı cilt yapısına sahip olanlar için en iyi allık türü toz allıklardır. Kuru cilt yapısına sahip olanlar için de en iyisi krem yapıda olanlardır. Normal ciltler ise her iki formdaki allıkları da tercih edebilirler.

CİLT TONUNA GÖRE DOĞRU ALLIK RENGİ

AÇIK TEN: Doğru miktarda uygulanma koşuluyla her renk allık açık tende kendini gösterebilir. Ancak bazı püf noktaları bilmekte fayda var. Açık tenliler için şeftali, açık-toz pembe ve açık mercan renkleri en güzel tonlardır.

BUĞDAY TEN: Yukarda bahsettiğimiz şeftali ve pembe renklerinin daha koyu tonları buğday renkli teninize kolayca uyum sağlayarak güzelliğinizi doğru bir şekilde ön plana çıkaracaktır. Buğday tenler bronzlaştığı zaman gül kurusu rengine yakın koyu pembeler ciltlerinde daha hoş durabilir.

ESMER TEN: Turuncu (bildiğimiz portakal turuncusu) ve toprak tonları esmer tene en yakışan ve en doğal görünüm katan tonlardır. Koyu kırmızı ve koyu leylak tonlar, terracotta adı ile geçen kırmızımsı kahve tonları da esmer tene sahip olanlar tarafından tercih edilebilir.

Temel Allık Fırçasında en ideali sürerken açılı kullanım açısından resimdeki gibi olanı. Yani ben bu modeli kullanıyorum. Gratis, Watsons, Rossman, Avon hatta büyük pazarlarda dahi çok kaliteli bu fırçalardan bulma imkanınız var. Ve mutlaka hani hep alışılagelen içten dışa değil, dıştan içe doğru uygulanmalıdır. Eğimli fırçamız ile allık doğal yayılacağı için makyajda da bir bütünlük sağlayacaktır.


2 Ocak 2016 Cumartesi

YÜZ ŞEKLİMİZE GÖRE KAŞLARIMIZ NASIL OLMALI ?



Yüzümüz her anlamda olumlu olsa dahi doğru kaş şeklini bulamadıysak güzel görünmemiz çok zordur. Yani kaşlar yüzün ifadesinde çok önemli rol oynayan yüz güzelliğinin en önemli öğesi, ifademizi ve bakışımızı belirleyendir. Eskilerin, güzelliği ifade ederken "kaşlı, gözlü maşallah" sözleri hep kulağımdadır. Ya da "kaş göz, gerisi söz" gibi. Yüzde en çok dikkat çeken, gözleri ve ifadeyi vurgulayan aslında
kaşlarımızdır.


Kadınların en temel sorunudur kaş küsmesi. Yani kaşın yanlış alınması, üzerinde çok fazla uygulama yapılması, kullanılan ilaçlar veya stres kaynaklı nedenlerden dolayı çıkması gereken yerlerde çıkmaması, seyrelmesidir. Sadece tek bir kıl alınırken dahi çok iyi düşünülmeli, çünkü o bir tane kıl dahi dahi kaşımızda boşluk oluşturabilir. İşini iyi bilen birine aldırmalısınız, çok iyi ifade edin talebinizi ve kontrolu elden bırakmayın. Çoğumuzun başına gelmiştir, anlatırız tamam derler, başımızı kaldırıp aynaya ilk baktığımızda sürpriizzz. Siz anladınız onu. Çünkü bunun da bir matematiği vardır. Ben her zaman kalın kaş sempatizanı olmuşumdur, daha doğal ve genç gösterdiğine inanıyorum. Moda ve trendler beni bağlamıyor. Ergenlikten beri dert edindiğim kalın kaşlarımın aslında büyük bir avantaj olduğunu öğrendiğimde sevinmiştim, çünkü istediğim her türlü şekli verme avantajına sahiptim. İnce kaş çok zor, neyse ki artık kaş kalemi, kaş boyama ile belirginleştirme, kontür, kalıcı makyaj gibi çözüm yolları var da, kadınlar rahat etti. Yani kalkık ve kalın kaşlarımla  gayet de barışığım. Önemli olan yüz tipimize göre doğru kaş şeklini bulmaktır. Yüz tipimizi belirlerken bunun ölçümleri ve oranları var tabi. 


OVAL YÜZDE : En ideal yüz tipi olduğundan birden fazla kaş şekli gidebilir. Ama yine de oval yüze en çok yakışan kaş modeli hafif kavisli olandır.

YUVARLAK YÜZDE : Yuvarlak kaşlar yaparsak yüzümüzün daha yuvarlak görünmesine neden oluruz. Olmaz. Bunun yerine yüksek kavisli kaş şeklini tercih etmeliyiz. Yuvarlak yüz hattına en çok kavisli kaş modeli yakışır.

UZUN YÜZDE : Yüzümüzü orantılı ve daha kısa göstermek istiyorsak düz kaş modellerini tercih etmeliyiz. Bu ihtiyacınız olan illüzyonu sağlayacaktır. Yüksek kavisli kaş uygularsak bu yüzümüzün uzunluğunu daha da vurgular.

KARE YÜZ : Kaşlarımızı fazla inceltmemeye dikkat ediyoruz. Daha kalın kaşlar bizim için her zaman daha iyidir. Kaş şeklimiz ise hafif yuvarlak olmalı ama asla tamamen yuvarlak bir şekle sahip olmamalı. Hafif yuvarlak ve kavisli kaş modellerini tercih etmeliyiz.

KALP YÜZ : Yüz hatlarımızı yumuşatmak için köşeli kaş modellerinden uzak durmalı, bunun yerine yuvarlak hatlı kaşları tercih etmeliyiz. Köşeli kaş modelleri yüz hattımızı daha fazla ortaya çıkarır ve çenemizin daha sivri görünmesine neden olur.


24 Aralık 2015 Perşembe

BURNUMUZU HOKKA YAPALIM


Genelleme yapamayız ancak millet olarak burun yapımız bir çoğumuzun kemikli, burun ucu düşük, etli, burun ucu sivri veya eğri olabilmektedir. Ülkemizde estetik ameliyatlarının en fazlası burun estetiğinde gerçekleşmekte. Estetik kaygıyı bir kenara koyalım, kulak burun boğaz doktoruna gidip de, burnumuzda deviasyon olduğu gerçeğini duymayanımız yoktur herhalde. İnsana en çok hava veren uzvumuz burnumuzdur. Estetik sonrası özellikle bazı kişileri olumlu anlamda yüzüne çok yakışır bir şekilde dönüştürdüğü de bir gerçektir. Güzel şekillisini gördüğümüzde, gözümüz ister istemez bakar, güzel burunlu çocuklarda ise bir ısırma isteği uyandırır. 

Öncelikle bu kusurları makyajla kapatma işlemi için, açık ve koyu tonda fondöten gereklidir. Cildimizden iki veya üç ton koyu fondöten, kusurlarımızı ve göze batan noktaları geri plana almaya, tenimizden en fazla bir ton açık renk fondöten ise öne çıkarmaya yarayacaktır. Kapatıcımız olmazsa olmazımız zaten. Şunu net bir şekilde ifade edelim ki bu uygulamaların gündüz makyajından ziyade gece makyajında uygulanması daha doğrudur. 

Kemikli bir burnumuz varsa:   Bu kemiğin üzerine koyu renk kapatıcıları veya fondöteni uyguladıktan sonra bir makyaj fırçası ile kapatıcının eşit şekilde dağıtılmasını sağlayabiliriz. Bu uygulama ile kemik yapımızı normal bir görünüme indirgeyebiliriz.

İri ve etli bir burnumuz varsa:   Biz burnumuzun daha ince ve kalkık görünmesini istiyorsak, burnun yan hatlarından koyu fondötenle yukarıdan aşağıya bir hat çizilir ve ince bir fırçayla iki tarafa bu koyuluk yedirilir. Burnun üst kemiğine de boydan boya açık renk fondöteni veya açık renk kapatıcımızı sürüp, ince fırçamız veya makyaj süngeri ile minik tampon hareketleri ile yedirilir. Video tam bunu anlatmaktadır. 

Uzun bir burnumuz varsa:   Burada yapılacak olan koyu renk fondöteni veya kapatıcıyı burun ucumuza uygulamak. Koyu renk gölgelendirme o uzunluğu nötr hale getirir. 

Burnumuz düzgün, ince diyelim ve biz bunu daha bir vurgulamak istersek sadece
burnumuzun ucuna açık renk kapatıcı uygulayabiliriz.

Bu uygulamaların üzerine mutlaka sabitleyebilmek için transparan pudra uygulanmalıdır, yoksa uzun süre dayanmaz. Artık kontür sanatı, makyaj sihirlerinin olmazsa olmazı.



12 Aralık 2015 Cumartesi

TIRNAK MODASI "NAİL ART"


Oje, kalıcı oje, takma tırnak, protez tırnak ve tırnak süsleme çılgınlığı öyle bir başını almış gidiyor ki, aklınız mantığınız durabilir. Gelişmelerin hızına ve yağmur gibi gelen yeniliklere yetişemiyorsunuz. Geçen sene eğitimini de aldığım bu alanda kullanılan malzemeler, aletler, aparatların çokluğu ve çeşitliliği başımı döndürdü. Hangi birini, neyi anlatayım? Bilemedim o yüzden sadece bir genel girizgah olsun bu sefer.


Hocanız, yıllardır bu meslekte tecrübeli ve birçok şöhretli isimle çalışmış biri olunca, tüm yeniliklerden haberdar oluyorsunuz. Hayattaki en büyük şansım karşıma çıkan insanların hep işinin ehli ve doğru insanlar olması. Hadi "tırnakta ebru sanatı" nı anladıkta, "tırnak piercingi" ne olmakta? Ve onu takmak için "tırnak makkabı". Benim kopma noktam "olumlu anlamda" tabi, bunu duyduğum andır.


Niye takma tırnak veya protez derseniz bu da farklı bir yazı konusu olabilecek bir soru. Çünkü özellikle gençlerin tırnakları, tırnak yeme alışkanlığını bir kenara koyarak söylüyorum ki, beslenme alışkanlığından mı, hava kirliliğinden mi ya da sürekli bir sınav geçme gailesinin yarattığı psikolojik stresden mi bilinmez ancak çok kötü ve şekilsiz. Bana göre bu hiç de azımsanmayacak bir sağlık problemi ve katlanarak büyüyor. Dolayısıyla tırnak bakımı ve süsleme sanatı tüm sınırları zorluyor. Şöhret dünyasından ilk Hande Yener, bu uygulama ile sektörün bu yönüne dikkat çektirmeyi başardı. Ha bu yöntemleri kullanmak sağlıklı mı? Kimin umurunda, çağımız dış görüntünün çok önemli olduğu zamanlar, kendimizi iyi hissetmemiz dış görüntümüzün iyi olmasıyla alakalı. Ailemizde, sosyal çevremizde, iş ortamımızda ilk görüşte pozitif etki yaratmak kadın, erkek herkesin çabası. Dış görünüş, ilk intibada büyük payı olan ancak "insanlar kıyafetleriyle karşılanır, fikirleriyle uğurlanır" gerçeğini de değiştirmeyen bir algı.




5 Aralık 2015 Cumartesi

BB, CC VE DD KREMLER, ÖZELLİKLERİ VE FARKLARI

BB krem yani 'Blemish Balm' veya 'Beauty Balm' diye adlandırılan sürekli duyduğumuz ancak içeriği hakkında çok az şey bildiğimiz kremler Kore menşeilidir. İçeriği hem nemlendirici, hem antioksidan, hem SPF yani güneş koruma ve su bazlı olma özelliğine sahiptir. Fondötenlere göre daha hafif, renkli nemlendiricilere göre daha yoğun bir özelliğe sahiptir. Amaç cildi daha pürüzsüz ve beyaz göstermek çünkü renk verme özelliğine sahiptirler. Yoğun oldukları için çok az kullanmak yeterli olmaktadır. Mükemmel bir makyaj altı bazı gibi de düşünülebilir. Kullanıyorum ve de çok memnunum. Nemlendirici sür bekle, güneş koruyucu sür bekle, fondöten sür bekle durumları sizin zamanınızı çok çalıyorsa bu kremler tam size göre, çünkü bir sürüşte üç adımı atlamış oluyorsunuz.
CC krem yani 'Colour Correcting' dediklerimiz BB kremle kıyaslayınca cildin renk tonunu ayarlayan ve daha hafif yapıda ürünlerdir. Yüzünde kızarıklık varsa, solgun bir cilt yapısına sahipseniz CC kremler cildin rengini düzenlemede etkindirler. 
DD krem yani 'Dynamic Do - All' diye adlandırılanlar ise BB ve CC kremlerin bir karışımıdır. Yoğun ve derinlemesine nemlendirme özelliği ile cildi yaşlanma ve dış etkenlere karşı koruyor. İçeriğinde yok yok: Cilt sıkılaştırıcılar, bitkisel maddeler, aydınlatıcı, canlandırıcı içerikler, anti-aging içerikli antioksidanlar, matlaştırıcı ve sivilcelere karşı anti bakteriyeller.
Ülkemizde ilk BB kremlerle Watsons mağazalarında Güney Kore' nin sadece bu mağazaya özel ürettiği 'Pure Beauty' markası ile tanıştık. Hem fiyat ortalaması hem kalite açısından iyi bir marka. Sonra yine Kore markası olan 'Missha' ürünlerini internetten temin edebilirsiniz. Üçüncü Kore markası 'Skin 79' ürünleri sadece Ankara' da bir alışveriş merkezinde mağazası olmakla birlikte yine internet üzerinden satılan bir markadır. Bu üç marka BB ve CC krem cennetidir. Bunların dışında Avon' dan tutun da, Loreal, Maybelline, Garnier ve sayamadığım tüm markaların bu kremleri mevcut. Rossman mağazalarına özel 'Alterra' diye doğal içerikli markanın da bu kremleri mevcut. Bu markayı da henüz yeni keşfettim. Kozmetik, kimya mühendisliği ve Almanya' ya bu anlamda güvenim sonsuz. Rossman malum Alman alışveriş mağazalar zinciri ve henüz çok yayılmadı şubeler bazında. Sadece yine de her gün aralıksız kullanmayın derim, devamlı kullanıldığında yüzü yorabiliyor, özellikle hassas ciltlerde bu daha çok hissedilebiliyor. Bu cümlem bütün kozmetik ürünleri için geçerli tabiki. Tercih sizin.







23 Kasım 2015 Pazartesi

LOREAL MİSS MANGA MASKARA


Kısa ve düz kirpikli olanlar için en ideal maskara. Kirpiklerimizin daha dolgun görünmesi için pudralayıp, üzerine iki kat bu maskarayı sürdükten sonra belirginliği ve bakışlardaki derinliği uzun süre kaybetmediğini farkedebilirsiniz. Resimde siyah, mavi ve mürdüm rengi mevcut. Mürdüm rengi rimeli özellikle tavsiye ederim. Verdiği ifade çok anlamlı, sürüp bir de güneş ışığı vurunca dışarda gözlere bayağı etkileyici duruyor. Kendisinden çok daha fiyatlı muadilleri içinde, hem alerjik ve hassas gözler için hem fiyat ortalaması hem de ürün kalitesi olarak en ideal olanlardan. Zaman içinde denemediğim ürün kalmamış biri olarak rimelde hem kıvam olarak hem gece kullanım için, başarılı diyebilirim.

Oldu da aldığınız ürün akışkanlığı az. O zaman bilin ki raf ömrü uzundur. Üretim tarihlerine dikkat ederek alın diyeceğim ancak bu sektörde de artık o tarihlerle çok rahat oynayabiliyorlar.

Hem kirpiklere uzamış görüntüsü hem de hacim vermesi açısından gayet başarılı. Yoğun kavrama özellikli fırçası ve sıcak havalarda akma bulaşma yapmama özelliğiyle benim gönlümü kazandı. Ambalaj rengi bile insana enerji veriyor.



8 Kasım 2015 Pazar

MAKYAJ - KONTÜR - İLLÜZYON

Yüzlerimiz yuvarlak, kare, dikdörtgen, üçgen, ters üçgen, oval gibi şekillerden ibaret. Birçoğumuz birkaç yüz karakterini aynı anda taşıyabiliriz. Video bunu çok iyi anlatmış. En ideal olan yüz tipi literatürde 'altın oran' diye tabir edilen oval yüz tipi. Makyözlerin en rahat çalıştığı, en az uğraş verilen, en iyi sonuç alınabilen yüz tipi. Hani Hülya Avşar'ın yüzü gibi. E o zaman diğer yüzler ne olacak? Profesyonel makyaj uygulamalarında yüzler olabildiğince oval yüze dönüştürülmeye çalışılır.
Çokmu yuvarlak yüzümüz var, kontürleme dediğimiz işlemle yanaklar koyu gölge ile daraltılıp, daha ince bir yüze kavuşuruz. Çenemizmi uzun, koyu gölgeler vererek daha ideal bir çene formuna ulaşırız. Alnımızmı dar, açık renk gölgeleme işlemini alnın saçla birleştiği noktalara uygular daha geniş bir alın formu yaratılır. Burnumuz etli ve genişse, burun kenarlarına koyu gölge yapılır. Burnun uç kısmına açık tonlama uygulanır. Kemik varsa o kısma yine uygulama yapılır, burun küçük ve ince görünsün diye. Say say bitmez bir sürü teknik ve püf noktalar. Amaç koyu gölgeleme ile kusurları geri plana itip, güzel tarafları ortaya çıkarmak ve yüzü daha çekici bir hale getirmek.
Bu işlem fondötenle, pudrayla, bronzerla, kapatıcılarla bir açık bir koyu tonla yapılır. Gündüz makyajında çok başarılı bir uygulama yapmak bayağı bir beceri gerektirir, daha çok da gece makyajında uygundur. Ekranda gördüğümüz ve beğendiğimiz ünlüleri yakından görünce hep bir hayal kırıklığı yaşamışızdır. İlk cümlemiz 'o kadarda güzel değilmiş' olur hep. Makyaj bir tür görsel sanat dalı, illüzyon ve sihir. 

25 Ekim 2015 Pazar

KİRPİK MEVZUSU


İtiraf edeyim kozmetik konusu öyle bir alanki içine girdikçe derinliğinde kayboluyorum. Ne konular bitiyor ne yenilikler. Kirpik her kadının zaafı, bakışlara anlam katan, göz makyajını tamamlayan son hamle, kimisinde çok şuh durabilen tamamlayıcı bir unsur.

Doğal duranını ve göz yapımıza uygun olanını tercih etmek lazım tabi yoksa insanın yüzünde iki trantula dans ediyormuş gibide olabilir. Kirpikleriniz yeterince uzun ve belirgin değilse, kirpik kıvırıcı kullanmaktan sıkıldıysanız takma kirpik tam size göre. Bütün olarak takılanlar, parça tutam olarak takılanlar var. Bunlar kendimizinde yapabileceği basit kirpik dibine yapıştırma yöntemi.

Birde işlemi bayağı zahmetli ve maliyetli olan ancak daha uzun süre dayanabilen 'ipek kirpik' uygulaması var. Ben bu uygulamaya mikro cerrahi işlem diyorum kendimce. Profesyonel birinin uygulaması gerekir. Tek tek kirpik taneleri özel yapıştırıcısıyla sizin kendi kirpiğinize yapıştırılır. Sonuç çok daha doğal bir görüntü. Son trend gelin olurken yaptırmak.

Benim gibi göz hassasiyeti olanlar zorlanacaktır muhtemelen bu konuda. Hadi ben bir kopya vereyim. Hazır satılan bütün kirpiklerin sadece dış uç kısmı kalacak (4-5 kirpik) şekilde kesin ve gözün bitiminde kuyruğuna doğru bu küçük parçayı yapıştırın. Hem gözlerimiz daha çekik ve kalkık duracak hemde kocaman bir parça yerine minik bir kirpik tutamıyla bütün kirpik etkisini yaratmış olacağız. Küçük bir parçayı gözün üstünde taşımakta daha kolay olabilecektir.



CONCEALER - MONCEALER ?

Son dönemlerde adını daha bir sık duyduğumuz mucize: Concealer yani kapatıcı. Genelde anladığımız sadece koyu halkalar halindeki göz altı morlukları için kullanıldığı. Değil tabi. Concealer fondötenle kapatamadığımız ama hala görünen sivilce izleri, çiller, göz altı morlukları, kırmızılıklar, görünsün istemediğimiz benlerimiz, yüzeyde görünen kılcal damarlar, kahverengi güneş lekeleri vs kapatmak içindir.

Birde yüzümüzün tamamına kullandığımız fondöten asla göz etrafına uygulanmaz. Ya sadece 1 milimetre kalınlığındaki göz derimizi kuruturuz yada tersi yağ butoncukları oluşmasına sebebiyet veririz. Burada biz bölgesel kusurlardan bahsediyoruz. Daha yüksek kapatıcılığa sahip kapatıcımızı, parmak ucumuzla veya resimdeki gibi pinpon bir sünger (Avon markası sünger ve fırçaları çok kaliteli ve ekonomik) yardımıyla nemlendirici sonrası fondöteni sürdükten sonra uygularız. Göz altları şişse uygulanmaz daha kötü bir görüntü olur çünkü. Üstüne sürdüklerimizin sabitlenmesi ve uzun süre dayanması için ister transparan ister renkli pudra ile geçiş yapılmalı. Böylece göz altına sürülen kapatıcımız göz etrafı çizgilerini doldurup bizi olduğumuzdan daha yaşlı göstermesin.
Gelelim konunun özü en sevdiğim en  renkli kısma: Yeşil renkli olan, sivilce, kızarıklık gibi kusurları, lila renk cansız solgun, sarımtrak bölgelerin tonunu düzenler. Pembe koyu halkaların yeşilimsi görünümlü olan bölgelerin görünümünü hafifletir. Bej yüksek kapatıcılık gerektiren problemleri gizler. Paletin en açık renkte olan concealer, ihtiyaç halinde aydınlatıcı olarak kullanılabilir.

15 Ekim 2015 Perşembe

BİR KOLTUKTA DÖRT KARPUZ: GOSH PİNK PİE ALLIK


Gosh Pink Pie Allık: Hem görüntüsü çok albenili, hem performans bakımından başarılı bulduğum bir allık. Pembe,lila,kahverengi,şeftali tonlarından oluşuyor. Bu allığı benim genellikle yaptığım gibi bütün renkleri karıştırarak uygulayabileceğimiz gibi tek tek de uygulayabiliriz. Aslında bu renk ton geçişleri bize bayağı bir konfor ve kullanışlılık katıyor. Fırçayı birkaç kere sürdüğünüzde bayağı yoğun olabiliyor.

Pigmentasyonu çok iyi, bazı markalarda olduğu gibi uçuş uçuş olmuyor. Özellikle buğday tenlilerde bu tonlar çok iyi duruyor. Yüze hiçbir şey sürmedende canlı bir ifade katabiliyor. Ambalajı diğer allıklara göre daha ince ve şık. Gratis indirimlerinde kaçırmayın derim. Danimarkalı renkli kozmetik markası Gosh ürünlerinde yolculuğumuz elbette devam edecek.


29 Eylül 2015 Salı

MAKYAJA İLK SAYGI DURUŞU

                           

Zaman içinde süratle gelişen ve büyüyen kozmetik sektöründe dünyanın en iyi profesyonel markası Kryolan'dan bahsetmezsem anlatmak istediklerim yarım kalmış olur. Dünyada olduğu gibi artık ülkemizde de nitelikli eserler ortaya çıkmakta, sinema, TV ve benzeri projelerde sanat gücü yüksek projeler yaratılmaktadır. Öncelikle ifade etmeliyimki makyaj genel anlamda algılanan yani bir tür süslenme veya daha güzel görünme çabası değildir sadece. Görselliğin çok ön plana çıktığı günümüzde, makyaj başlıbaşına bir sanat dalıdır ve bu sanatında tesadüfen öğrenilemeyeceği, 'Profesyonel Makyaj' ın uygulayıcısı olmak için iyi bir eğitimden geçilmesi gerekliliği sözkonusudur. Ve hadi öğrendim ve bitti değil tam tersine hiç sonu gelmek bilmeyen bir eğitim yolculuğudur.

Aklınızda yer eden unutamadığınız dizi veya filmleri bir hatırlayın. Onun hafızalarımızda bu kadar yer etmesinin aslında altında yatan faktör filmin başarısı kadar kullanılan makyaj teknikleridir aynı zamanda. Hemen birkaç tane sayayım: Uzay Yolu, Avatar, Kurt Adam, Game of Thrones ve  birçok tarihi filmlerin unutulmazlar arasında olmasının nedeni görsel hafızamızla beraber farkında olmadan algıladığımız makyaj sanatıdır. Benim en unutamadığım 'Kuzuların Sessizliği' ndeki kadavra sahnesidir mesela. O ceset üzerinde inanılmaz makyaj vardır örneğin. Diyelimki oyuncunun kolundaki kurşun izi kaç saat önce olmuştur, silah hangi yönden atılmıştır, kanın akış yönü nedir, olay gecemi gündüzmü olmuştur ve onlarca detay vardır anlayacağınız. İşin içine anatomi ile bilimde girmektedir bir nevi.

Tüm Hollywood ve dünyada ve ülkemizde tüm film, dizi, klip, moda fotoğraf çekiminde kullanılan 750 den fazla renk, 16.000 taneden fazla ürüne sahip rakipsiz Alman markası Kryolan'ın baş make up artisti ve ürün müdürü, ders alma şansına sahip olduğum, dünya tatlısı Tuğçe Dilaverler'in günlük, basit bir makyaj videosunu paylaşmak istedim son söz olarak.

                       
                             





24 Eylül 2015 Perşembe

MAKYAJDA KAHVERENGİ GÖZLERDE FAR KULLANIMI

Bende ilk duyduğumda çok şaşırmıştım. Bilinenin aksine kahverengi gözlüler çok şanslıymış !! Sıradan gibi gözüken kahverengi gözlü olma halini tersine çevirebilirmişiz. Eğer doğru göz farını seçtiysek, gözlerimiz dünyanın bütün renklerini yansıtabilir.

Yeşil, şampanya, bronz, altın, kahverengi, pembe, mürdüm, koyu turuncu, mercan, metalik renkler ve mavinin muhtelif tonlarıyla çok iyi sonuçlar elde edebiliriz. Dikkat edilecek saç rengi, ten rengi, kıyafetimizde önemli tabi burada. Çok detaylandırmadan, bir hatırlatma babında ifade etmek istedim

Aşağıda verdiğimiz evrensel 'renk çarkı' daima rehberimiz. Kural basit. Zıt taraflarda yer alan renkler biraraya geldiğinde birbirini 'ortaya çıkarır'. Yani mavi turuncuyu, mor sarıyı gibi. Bu demek değilki mavi gözlü biri gidip direk turuncu far sürsün. Ama turuncu alt tonlu farların göz rengini daha belirgin kılacağı açık. Işık, gölge ve renklerin doğru kullanımı ile zaten makyajda amaç yüzün kusurlu yerlerini gizlemek, güzel bölümlerini ortaya çıkarmak değil mi?