Moda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Moda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
18 Ekim 2016 Salı
HERYER YEŞİL HERYER PARKA
Yeşil parkanın, 60' lı 70' li yıllarda sol hareketin bir simgesi, tamamlayıcı bir objesi olduğunu bilmeyen yoktur. Yıllar içinde hep alıp almamak konusunda ikilemde kaldığım bir konudur Yeşil Parka. Yeşilin her tonunu seven biri olarak, yakası kürklü, çok iyi ısıtan, yağmurdan koruyan, kocaman geniş cepleri olan bu haki yeşil objeden moda markaları niye yıllardır hiç vazgeçmedi diye de düşünmek lazım. O zaman ne diyoruz "heryer yeşil, heryer parka". Tam da mevsimi.
Geçen sezon edindim bir tane. Kimi fikirlerinden dolayı geçmişe bir selam olsun diye giyer, kimi moda diye. Ha bu arada bu kadar popüler olmasının nedeni, ceplerinin kitap alacak kadar büyük ve geniş olması da derler. 1976' da Cem Karaca' nın "Parka" isimli şarkısından bir alıntıyla bağlayalım konuyu ve çok büyük bedellerin ödendiği o dönemlere de bir selam çakalım.
Dedenin üç aylıktan alınmıştı o parka
Kirli yeşil bir renkti eskiceneydi parka
Üst cebi sökülmüştü kullanılmıştı parka
Bir sabah onun sırtında çıktı gitti o parka
Parkasıyla vurulmuş yatar iken buldular
Dört hain kurşun değmiş delik deşikti parka...
16 Eylül 2016 Cuma
SEVMEYEN SEVMEZ - SEVEN VAZGEÇEMEZ
En altın çağını 1980' lerde yaşadı, hatta bir ara her tarafında bir sürü cepler vardı ya da orasından burasından tuhaf aksesuarlar fırlardı. Bu bir moda akımı mıdır, gerçekte bir ihtiyaç, bizi ısıtan bir dış giysi midir bunun tam net cevabını bilmiyorum. Bence bunlar ikinci planda yani deri mont giymemizin görünürdeki bahanesi. Asıl neden, bağımlılık yapması, tutku nesnesi, hislerimizin tercümanı, protest duruşumuzun sembolü, hep de tutarlı olmamak gerekliliğinin, öteki olmayı göze alabilmenin sembollerinden. Benimse hislerimin tercümanı, bağımlılık yapmış vazgeçilmezim..
Ne kadar giyilmiş ve yıllanmışsa yani eskiyse o kadar karizma olan en sadık en cool sonbaharlığımız. Sert, asi ve pervasız. Verilen her lirayı hakeden karizma nesnesi.
Düşününce en aklımda yer eden, Top Gun filmindeki Tom Cruise' in pilot modeli montu ve Dövüş Klübü filmindeki Brad Pitt' in hiç üzerinden çıkarmadığı acı kahverengi deri montu. En iyi duran elbette siyah sonra kahve tonları. Şu anda her renk, her model ve farklı kesimleri olabilmekte. Diğer tamamlayıcı parçalar en sade, düz, basit, sıradan olabilir. Yeter ki tek starım montum olsun.
5 Nisan 2016 Salı
EKLEKTİK TARZ VE DEKORASYON
Tam benim kafama uyan bir tarz. İçinden geldiği gibi, doğal, karışık, kuraldışı, rengarenk, alışılmışa muhalif, aykırı yani düzensizliğin içinde apayrı bir düzen oluşturma. O düzeni ve dekorasyonu sadece siz belirliyorsunuz, sizi yansıtıyor ve eşi benzeri yok. Bir dönem tüm Türkiye koca koca oymalı, ceviz kaplama, "üç, iki, bir, bir" dediğimiz koltuk takımlarına mahkumdu. Odaya sığmazdı çoğunlukla ancak kesinlikle takım halinde alınırdı. Sadece ikili olanını alsak olmaz mıydı ? Olmazdı. Sonra konu komşu ne derdi? Odada ayak basacak yer olmazdı koltuk enflasyonundan ama olsun. Temizlik yaparken o oymaların arasını temizlemek ayrı bir işkenceydi. Evin salonu, genelde sadece misafir geldiğinde kapısı açılan, kuş uçurtulmayan, en geniş, en ferah bölümüydü. Aman olur mu o oda her daim temiz kalmalıydı, vitrinde muhafaza edilen yemek takımlarıyla beraber. Ev halkı ise yaşamını, oturma odasında, çekyatak dekorasyonlu, küçük, tıkış tıkış odalarda geçirirdi. Yıllarca da bu kural bozulmadı.
12 Mart 2016 Cumartesi
BİRAZ DA ERKEKLER ŞIK OLSUN
Beylerde taraklı ayağı olanların ucu sivri ve burnu yukarı kalkan ayakkabılar giymesini hiç sevemedim. Bizim kötü, engebeli yollarımızda o model ayakkabıların burnu daha bir fazla yukarı kalkar. Ayrıca bacak boyu uygun değilse olmuyor, niye zorlarız ki ? Herkes herşeyi giyemez, giymemelidir. Hele efsane bir kahverengi takım elbise giyilmesi durumu vardır ki, yakışan yakışmayan her yurdum insanının gardronunda mutlaka bulunur. Ay o nasıl giyeni karartan ve yaşını on yaş yukarı çeken bir giysidir? Hele kruvaze olanları. Takım elbise bizde pek sevilmez, resmi yerlerde çalışanlar mecburiyetten giyer, diğerleri genelde spor takılır. Spor giyim biraz da kurtarıcımız ve tembel işidir. Ceket, kadında olsun erkekde olsun en sevdiğim giysi türüdür. Bana göre de giysi denilince ilk sırada olması gerekendir. Bir ciddiyet, bir kurumsal kimlik kazandırır insana. Üzerimde ceket olduğunda ister istemez vücut dili de o ciddiyeti tamamlar. Öyle olunca söyledikleriniz, konuşmalarınız daha bir ciddiye alınır, sizi bir level yukarı taşır. Klasik dışında da birçok spor tarza yakın dünya kadar çeşitli ceket modelleri mevcut.
12 Şubat 2016 Cuma
OVERSİZE MANTOLAR VE PELERIN CEKET MODASI
Dış giyimde oversize mantolar ve pelerin modası son yılların en çok rağbet gören trendlerinden. Toplum olarak dış giyimde hep renk olarak siyahlar, kahverengiler, lacivertler, griler, fümeler giydik yıllar yılı, üniforma gibi. Renksizliği tercih ettik hep. Artık saks maviler, kırmızılar, bordolar, sarılar, yeşiller, kremler, beyazlar da trend, ne güzel, içimiz açılıyor. Gözümüz bayram ederken renkli olma hali de bir enerji veriyor.
Oversize kabanlar, mantolar çok moda ve bu tarzı çok sevdim. Neden mi yıllardır süren kat kat, dar lahana gibi giysilerden sonra bu modellerle hiç kendimizi daralmış hissetmiyoruz. Hareket kabiliyetimiz gayet geniş. Kaban yerine uzun manto modelleri benim daha çok beğendiklerimden. Kesinlikle yaka kısmında boyna, fular veya atkı bağlandığında şıklığı ikiye katlıyor diyebilirim. Sanki bir vurdumduymaz havasında. Biraz ödünç alınmış gibi bir beden büyük duruşu, farklı farklı modelleri, biraz maskülen, hafif serseri bir imaj veriyor gibi oluşundan dolayı, sokak modası minvalindeki bu mantoları çok sevdik.
Pelerin ceketler hem spor hem şık, hem modern hem bohem bir görüntü oluştururken, Sherlock Holmes' un dişi versiyonu gibi. Zarif hem de hanım hanımcık. Pelerin tarihler boyunca kullanılmış bir giysi. Bir bere veya şapkayla, uzun eldivenlerle giyildiğinde kombinimiz daha bir tamamlanır. Sanki, çizmelerle daha bir yakışıyor gibi. Her beden ve vücut tipinin rahatça giyebileceği bir tarz. Pelerinin en önemli özelliği her iki yanda kolun dışarı çıkmasına imkan veren geniş deliklerinin olması. Ayrıca her markada bütçemize göre bu modellerden bulmamız mümkün.
5 Şubat 2016 Cuma
BİR " HAUTE COUTURE " ALABİLİR MİYİM ? MÜMKÜNSE GÜL KURUSU RENGİNDEN..
Yıllardır boş zaman buldukça moda kanallarını izlerim. Sonuçta ciddi emek verilen bir organizasyon, sanatsal bir bütünlük, defiledeki müzikten, mankenlere yapılan saç ve makyaj hazırlıklarına, sahnedeki konsept, ışık düzeni, estetik kaygı ve tabiki de kıyafetlere kadar. Kabul ediyorum bazıları çok garip ve hiç de bizim yaşantımız içinde yer alamayacak kadar farklı bir çizgide. Anlamaya çalışıyorum, acaba bunları kimler giyer? Modacı bunu tasarlarken nelerden ilham almıştır? Bu da bir nevi kafa boşaltma hali. Elimizdeki farklı zamanlarda farklı yerlerden alınmış parçaları doğru kombinlemek adına bir bakış açısı kazandırdığı da bir gerçektir.
"Haute Couture" modanın en üst düzeyi yani kişiye özel tasarlanmış anlamında kullanılan Fransızca bir ifade. Bu kategoride birçok marka ve tasarımcılar mevcut. Zevkli olma konusunda, doğulu oryantalizmle, batının modern ve sadeliğini bir potada harmanlamış Lübnan asıllı ELIE SAAB tek geçilmelidir. Çünkü ne de olsa bizim algımızda pullar, payetler, tüller, zarif işlemeler, saten kumaşlar, feminenliğe vurgu yaparken masumiyeti elden bırakmayan kuyruklu gece kıyafetleri hep ön plandadır. Onları giymekle bir masal kahramanı olduğunu hissetmek eşdeğerdedir. Bir peri masalında, şıklık ve zerafetin en uç noktasında o uçuş uçuş işlemeli kumaşların içinde kaybolsak bazen.
Her defilesinde gelinlik modellerine de yer veren modacı bu anlamda beyazı ve tonlarını en iyi kullanandır. Büyüleyicilik, ihtişam, elegan ve görkemin en başarılı uyumu. Dikiş dikmeyi sevenler, bu konuda becerisi olanlar bu modellerden ilham alabilir. Modeller farklı yıllardaki defilelerden harmanlanmıştır. Çünkü bunlar benim için zamansız parçalardır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


















































