Spor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Spor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Ocak 2016 Perşembe

EN EXTREME SPORLARDAN "WINGSUIT FLYING"


Gözlerinizi kapatın, ellerinizi ve kollarınızı açarak kendinizi en yüksek konumlu bir noktadan boşluğa bırakın. Hayali bile inanılmaz! Wingsuit flying, bacakların arasında ve kolların altında hava geçirgenliği en az olan kumaştan yapılan kıyafetle, hafif yarasa adam görünümünde bir spor. Yarış veya federasyonu yok, henüz hobi olarak yapılan bir uğraş. İlk gördüğümde çok heyecanlandım, inanılmaz geldi, çünkü uçuyorsun ve bağlı olduğun hiçbir şey yok. Bizler böyle bir uçmayı rüyalarımızda görürüz en fazla. Hayatı bir tarafa bıraktırabilecek kadar keyifli olsa gerek. Hezarfen Ahmet Çelebi bir yerlerden bakıyor mudur diye de düşünmeden edemedim.


İnişte paraşütü açana kadar serbest düşüş değil, serbest uçuş yaşama şansımızın olması en güzel tarafı. Yatay uçuş halinde hız saatte 200 kilometreyi bulabilmekte. Bedenen de çok sağlam olunması gerekli. Salgılatacağı adrenalinle gelmişi geçmişi unutturacak kadar özgürleştirici ultra - extreme spor veya spordan öte birşey. Biz şimdilik seyrederek mutlu olmaya çalışalım. Kan damarlarını daha da bir genişletmek isteyenler yapabilir. Yapabilmek için serbest düşüş eğitimi almak ve profesyonel paraşütçü olma zorunluluğu var. Dünyada yeni başlayanlar uçaktan atlayarak, daha profesyoneller ise dağlar ve dik yamaçlarda bu sporu gerçekleştirir. Videoyu izlemezseniz anlatılanlar yarım kalır o keyfi anlayamazsınız. Uzun uzun alınan eğitimleri, hazırlıkları, giysileri ve herbir atlayıştaki maliyeti alt alta koyduğumuzda bayağı pahalı bir uğraş. En iyi kurslar Rusya ve Hollanda' da imiş. Şimdilik gözlerimi kapattım ve uçuyorum. Kuş gibi hafifim, rüzgarın sesi kulaklarımda ve burnumda tabiatın kokusu.


17 Kasım 2015 Salı

THAİ BO İLE FORM TUTUN

Bütün gün bir koşturmaca hali içindeyiz. Söyler misiniz bu tempoda kendimiz için ne yapıyoruz? Sadece kendimiz için ama. Kendimize iyi davranıyor muyuz? Thai Bo yani müzik, dans, kick boxing'in karışımı olan bir spor dalı. Spor kolların yumruk, ayakların tekme konsantrasyonu ile en üst seviyede tutulduğu çok zevkli bir fitnes türü. Hiç yaş sınırı olmadan herkesin yapabileceği, içinde kardiyovasküler ve ağırlık çalışmalarını barındıran, ilk başladığımda kendimi Bruce Lee zannettiğim, tempolu müzikle yapıldığından tadından yenmeyen, sizi tüm dünyadan koparan bir branş. Bu kopma çok iyi ve faydalı bir "kopma" hali. Arada kopmakta fayda var.

Videoda temel hareketler var. Ben de ilk başlayınca yumruklarımı kibar kibar atmaya çalışırdım. O zaman da olmuyor tabi, yumruklar sıkı olacak ki kol kasları daha bir çalışsın. Hocanın ikazlarından sıkılınca baktım olmuyor. Hayal dünyası kurdum kendime, hırslandığım, canımı yakan insanları getirdim gözümün önüne (böyle biri de yok ama), patlat yumruğu, tekmeyi şeklinde artık Allah ne verdiyse. Aman çok da güzel oldu, pek de eğlenceli tabi.

Başlanmadan mutlaka germe hareketleri yapılmalı. Bütün kaslar, kol, mide, kalça ve bacaklarını çalıştırıyor, basenleri sıkılaştırıyor. Bir saatte 600 - 800 kalori yaktırıyor. Çok basit gibi duran makara sarma hareketinde bile kollar sıkılaşıyor. Tamam kabul yoğunluğu yüksek bir spor dalı, ancak bu beden öyle bir mekanizma ki, çok kolay alışıyor herşeye. Salonda yapacaksınız diye bir koşul yok, açın bir 'Thai Bo' videosu, işlem tamamdır.





7 Ekim 2015 Çarşamba

LATİN AEROBİK


 Tamamen tesadüf, latin aerobikle ilgili yazı için ekran başına oturunca, bana bu sporu sevdiren ve kendisinden çok şey öğrendiğim ve uzun zaman birlikte çalıştığım Cemil Karabacak hocamı yotube' da görmem tamamen tesadüf. Kendisinden o kadar çok şey öğrendimki. Engin bilgisi ve meslek aşkı eminim onu daha da iyi yerlere getirecektir.
Latin aerobik toplu halde yapılan spor branşları içinde belkide en eğlenceli ve en çok yağ yakılanı. Hareketli, coşkulu Salsa, Bachata, Cha cha cha, Samba, Rumba danslarından oluşabilmektedir. Yani dans deyince bu spor dalında gözünüzde büyütmeyin, hareketler en basitinden, yani hepimizin yapabileceği türden. Mental ve fiziksel olarak gevşeme sağlıyor, sıcacık müzikler sizi alıyor götürüyor. Çok disipline gelememe hallerimden, arada oryantale bağladığımızda çok olmuştur.




16 Eylül 2015 Çarşamba

BOSU SPORU

    Bosu, içine hava doldurulmuş bir tarafı yarım kubbe şeklinde diğer tarafı yere sabit kalan sert yüzeyli bir ekipman. Üzerine inip çıkarken kasları güçlendiriyor, zihinsel konsantrasyonu sağlıyor ve dengeyi geliştiriyor. Yuvarlak kısmı üzerinde çalışırken bu bize tamda istediğimiz "dengesiz" çalışma olanağını sunar. İlk başlayanlarda aman ne dengesizlik, kaç kere üzerindeyken düşebilirsiniz, bacaklarınız o yamuk yüzeyde durabilmek için tir tir titrer. Yani hareketleri bir türlü tamamlayamazsınız.
    Bosu topu sabit değildir ve aynı konumda kalmak için alt ve üst vücudumuzdaki dengeleyici kasları kullanmaya çalışırız. Sadece top üzerinde ayakta durmak bile zorlu bir egzersiz olur. Başlangıçtaki o karamsarlık zamanla kaybolur ve topun üzerinde durabilme başarısı gitgide artar. Benim gibi savruk yürüyen biri yapabiliyorsa herkes yapar.
    Yani özetle bosu, spor yapmaktan anladığımız zihin ve beden bütünlüğünü gerektiren, DENGE, NEFES ve EGZERSİZ üçlüsünün bir sentezidir.

             

SPINNING

Çok uzun zamanlarım spor salonlarında geçti benim. Hangi hareketin hangi bölgeyi çalıştırdığı veya tahmini ne kadar kalori verilebildiği, beslenme ve vitamin konularındaki  bilgim konusunda mütevazi olamam. Çoğu kere başladığım mekanda bana durmadan ne yapacağımı söyleyen spor hocalarına kızıp salonu terketmişliğim de çoktur. Salon sporlarından fitness dışında yaptıklarım step, aerobik, spinning, latin - aerobik, pilates, tae bo ve bosu aklıma ilk gelenler. Bunlarla da ilgili paylaşımlarım daha sonra olacak elbette. Bayağı bir ara verdiğim spora ilk fırsatta başlamayı dilerken, en severek yaptığım "spinning" branşıyla ilgili birkaç cümle karalayayım diyorum. Tek zorluğu, bu bisikletlerin her salonda olmaması. Hareketler göründüğünden daha kolay ve toplu sporlarda zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz ve çok yüksek tempolu müzikle yapıldığı için bayağı bir ara ara dünyadan kopabiliyorsunuz ve konsantrasyon bir an bile düşmüyor yani aslında düşemiyor. Bacaklar, kalça kadar kollar ve omuzlarda bayağı çalışıyor pedala asılmaktan.Tam benlik, az zamanda çok kalori. Müziğin temposunda tam gaz giderken bir bakmışsınız 400-500 kalori yakmışsınız. Sadece bu spora biraz dikkat çekmekti amacım. Umarım videodaki gibi yetenekli ama bir o kadarda mevzuyu sulandıran bir spor hocasına denk gelmezsiniz😀😁.