18 Ekim 2016 Salı
BİZ "KARİTE YAĞI" DİYORUZ, SOSYETE İSE "SHEA BUTTER"
Yeryüzünün en fakir ülkelerinden Burkina Faso ve Gine' de ağacın ceviz büyüklüğündeki meyvesinden elde edilir. O ağacın meyve vermesi 25 yıl, ağaçların ömrü ise 250 yıl. Nasıl bir zahmet ve emek artık siz tahmin edin. Resimlere bakınca durum ortada zaten. Okuma - yazma oranının çok düşük olduğu bölge kadınlarının tek geçim kaynağı karite yağı. Ve oranın halkı yüzyıllarca bunu, saf ve katı form şeklinde çatlak, yanık, yara tedavisinde ve cilt nemlendiricisi olarak kullanmış. Yüzümde yağ patlamasıyla oluşan derin yaralar için hiç inanmadan kullandım ve iz bırakmadan kısa sürede geçtiğine şahit oldum. İlk sürünce yağlı gibi olan elinizde iki üç dakika sonra hiç yağ kalmadığını görürsünüz, yani bir zeytinyağı kıvamı gibi asla değil.
Kuru ciltlerde çok iyi bir nem maskesi, el ve tırnak bakımı, ayak ve dirsek bakımında, dudak kremi olarak, haftada bir saç bakımında kullanınız. Saçların kırılmasını, dökülmesini engeller. Yüksek oranda A ve E vitaminleri içerir. Elinize alınca eriyip sıvı hale gelen Karite yağı, çok iyi bir güneş koruyucudur. Merak etmeyin asla gözenekleri tıkamadığı gibi, ciltte elastikiyeti artırır. Nemlendirir, yumuşatır, yeniler, çok iyi besler.
En işlenmemişini alarak, hem en doğalını hem en ekonomik olanını tercih etmiş olursunuz. Doa Kozmetik, Tekin Acar, L'occitane mağazaları en organik olanını bulabileceğiniz, en güvenilir yerler.
HERYER YEŞİL HERYER PARKA
Yeşil parkanın, 60' lı 70' li yıllarda sol hareketin bir simgesi, tamamlayıcı bir objesi olduğunu bilmeyen yoktur. Yıllar içinde hep alıp almamak konusunda ikilemde kaldığım bir konudur Yeşil Parka. Yeşilin her tonunu seven biri olarak, yakası kürklü, çok iyi ısıtan, yağmurdan koruyan, kocaman geniş cepleri olan bu haki yeşil objeden moda markaları niye yıllardır hiç vazgeçmedi diye de düşünmek lazım. O zaman ne diyoruz "heryer yeşil, heryer parka". Tam da mevsimi.
Geçen sezon edindim bir tane. Kimi fikirlerinden dolayı geçmişe bir selam olsun diye giyer, kimi moda diye. Ha bu arada bu kadar popüler olmasının nedeni, ceplerinin kitap alacak kadar büyük ve geniş olması da derler. 1976' da Cem Karaca' nın "Parka" isimli şarkısından bir alıntıyla bağlayalım konuyu ve çok büyük bedellerin ödendiği o dönemlere de bir selam çakalım.
Dedenin üç aylıktan alınmıştı o parka
Kirli yeşil bir renkti eskiceneydi parka
Üst cebi sökülmüştü kullanılmıştı parka
Bir sabah onun sırtında çıktı gitti o parka
Parkasıyla vurulmuş yatar iken buldular
Dört hain kurşun değmiş delik deşikti parka...
18 Eylül 2016 Pazar
GAME OF THRONES ÇILGINLIĞI
Aslında anlat anlat bitmez bir konu bu. Aylardır bekletiyorum bunu çünkü hislerime tercüman olabilecek cümleleri bulamıyorum. Ne anlatsam basit ve yavan kalır. Yedi krallığın amansız mücadelesi, deli oyuncu kadrosu, etkileyici jeneriği. David Benioff ile D. B. Weiss tarafından yaratılan fantastik ve epik televizyon dizisi. Görüntüler, çekimler, mekanlar, diyaloglar, ilginç kostümler, gerilim, şiddet, erotizm yok yok dizide. Çıplaklığın en masum, en doğal hali. Bu dünyada bir ilk. Klişe olan hiçbir şey yok hatta hiçbir tabudan çekinmemişler. Öyle naiflik falan da aramayın.
Klasik yakışıklılık klişelerini yıkan Khal Drogo,
Targaryen kızımıza karşı duyduğu yüksek sadakat ile saygı nesnesi ve ona karşılıksız büyük aşkla bağlı insan Mormont,
Tüm sezonlar boyunca tek repliği " Hodor " olan ve unutulmazlar serisine giren Hodor,
Dev iri cüssesinde kocaman da bir iyilik ve görev insanı ruhunu hakkını vererek yaşayan kadın muhafız Brienne,
Yaptığı bir hatanın veya ihanetin bedelini çok korkunç dramatik şekilde defalarca ödeyen Greyjoy,
İlk defa bir karakterin ölmesini izlemeyi dört gözle beklediğim, sapık, psikopat Bolton,
Entrikacı, güven vermeyen malum mekanların işletmecisi Baelish,
Diziden erken ayrılsa da efsane oyuncu Sean Bean,
Tuhaf, vahşi insanlar topluluğu Kuzeyliler, daha da vahşi olan Akgezenler,
Adil, güzel kızımız,, ejderhaların annesi, kraliçemiz Daenerys Targaryen,
Vee başrol abimiz Jon Snow,
Ve daha birçok başrol...
Yine de ben derim ki Arya Stark gibi kızım olsun, duyguların en asil insanı, Cüce Tyrion Lannister gibi kankam olsun. Bana artar yeter..,
16 Eylül 2016 Cuma
SEVMEYEN SEVMEZ - SEVEN VAZGEÇEMEZ
En altın çağını 1980' lerde yaşadı, hatta bir ara her tarafında bir sürü cepler vardı ya da orasından burasından tuhaf aksesuarlar fırlardı. Bu bir moda akımı mıdır, gerçekte bir ihtiyaç, bizi ısıtan bir dış giysi midir bunun tam net cevabını bilmiyorum. Bence bunlar ikinci planda yani deri mont giymemizin görünürdeki bahanesi. Asıl neden, bağımlılık yapması, tutku nesnesi, hislerimizin tercümanı, protest duruşumuzun sembolü, hep de tutarlı olmamak gerekliliğinin, öteki olmayı göze alabilmenin sembollerinden. Benimse hislerimin tercümanı, bağımlılık yapmış vazgeçilmezim..
Ne kadar giyilmiş ve yıllanmışsa yani eskiyse o kadar karizma olan en sadık en cool sonbaharlığımız. Sert, asi ve pervasız. Verilen her lirayı hakeden karizma nesnesi.
Düşününce en aklımda yer eden, Top Gun filmindeki Tom Cruise' in pilot modeli montu ve Dövüş Klübü filmindeki Brad Pitt' in hiç üzerinden çıkarmadığı acı kahverengi deri montu. En iyi duran elbette siyah sonra kahve tonları. Şu anda her renk, her model ve farklı kesimleri olabilmekte. Diğer tamamlayıcı parçalar en sade, düz, basit, sıradan olabilir. Yeter ki tek starım montum olsun.
13 Ağustos 2016 Cumartesi
İPEKSİ BİR CİLT GÖRÜNÜMÜ İÇİN PUDRA VE ÇEŞİTLERİ
Yüzümüzü pürüzsüz gösteren, gözeneklerimizi kapatan pudralardan bahsetmek isterim. İki tür var, toz pudra ve sıkıştırılmış ( kompakt ) pudra. Birincisi toz pudralar, genelde transparan pudra da dediğimiz makyajı sabitlemek, fondötenin yüze oturması, ciltte parlamayı önlemesi amacıyla kullanılır. Renk skalası azdır. Kapatıcı özelliği yüksek değildir. Toz pudra, en başarılı pudra ponponu ile uygulanır. Ponponu, ürüne az miktarda batırarak diğer elimizin avucunun içinde ürünün fazlasını bırakarak ponponda kalan miktarı hafif tampon hareketlerle yüzümüze aşağıdan yukarıya doğru uygulamalıyız. İşlemi hızlıca yapmalıyız ki yüzümüzün ısısı emisyonu değişmeden tüm yüz tamamlanmalıdır.
İkincisi sıkıştırılmış ( kompakt ) yani fırınlanmış pudraların daha fazla renk tonlarını bulabiliriz. Kapatıcılık ve kalıcılık özelliği yüksektir. İster fondöteni sabitlemek amacıyla kullanın ister sadece nemlendiricinin üzerine kullanın. Pudra fırçasıyla hafif dokunuşlarla uygulamak en iyi yöntemdir. Güneşten korunmak için nemlendiriciyle karıştırdığım güneş kremi veya BB kreminin üzerine kullanıyorum. Yüzü tam bir koruma bariyerine hapsediyorum. Ciltte gün içinde sıcağın da etkisiyle oluşan parlamayı yağlanmayı minimuma indiriyorum. Burada dikkat edilmesi gereken nokta pudranın cildi kurutucu etkisinden dolayı, cildi kurumaya yatkın olanlar ürünü daha az kullanabilirler. Fondöten daha zahmetli ve biraz da ağır bir ürün olduğu için pudra her zaman daha bir pratik, cankurtaran gibi daha hafif, bir kurtarıcı ürünümdür. Varlığı belli belirsiz ancak sihirli etkisi de bir o kadar yüksektir. Markalarla ilgili tecrübelerim de başka bir paylaşımda.
23 Haziran 2016 Perşembe
MESELE KAZANMAK DEĞIL BİR ULUSUN KAHRAMANI OLABİLMEK? BİR EFSANE "AYRTON SENNA"
Uzun süredir bir paylaşımda bu kadar heyecanlandım. Bu bir film değil sonu itibarıyla de bizi darmadağın eden, kalpleri sıkıştıran duygusal bir yolculuk. Otoritelerce gelmiş geçmiş en büyük yarış pilotu olarak kabul edilen Senna, 1994 yılında, 34 yaşında yarış esnasında direksiyon milinden kopan bir kaynak parçasının başına saplanması sonucu öldüğünde, 3 kez Formula 1 şampiyonluğu elde etmişti. Brezilya' lı varlıklı bir aileden gelen alçakgönüllü, utangaç, devamlı tanrı inancını vurgulayan, ülkesine milyonlarca bağış yapacak kadar vatansever bu insanın belgesel ve çoğu arşiv görüntülerini izlerken rekabetin sadece pistte olmadığını, federasyonla olan çekişmelerinde görüyoruz. O dönem, F1’in bozuk düzeni ve adaletsizlikleriyle korkusuzca mücadele eden, para - siyaset - entrikalar dünyasında çoğu engellemelere rağmen inanmadığı durumlarda da sözünü esirgemeyen bir karakter.
2011 yapımı ödüllü ve çok ses getiren biyografi filmin yönetmeni Asif Kapadia. Yarışlara ilk başlaması, yükselişi, dünya şampiyonu Alain Prost ile rekabeti, ülkesi Brezilya' da insanların fakirlikten kırıldığı askeri diktatörlük döneminde halkına bir umut ve sevinç kaynağı olması çok iyi bir kurguyla anlatılmış. Sadece büyük bir yarışçı değil aynı zamanda bir ulusun kahramanı. Cenazesinde sokak röportajlarını izlerseniz ne demek istediğimi anlarsınız. Ölümünden sonra ailesinin adına kurduğu vakıf 12 milyon çocuğa sahip çıkmakta. Mesele kazanmak değil anlasanıza. Üstün ve korkusuz pilotluk kabiliyeti değil sadece konu, kişilik özelliğin, sahip olduğun yüksek değerler. Pistte kaza olduğunda diğerleri tam gaz yarışa devam ederken bizzat aracını durdurması ve rakibini gidip görmesi, duygusal olarak etkilenmesi benim dikkatimi çeken detaylar. Öldüğü son yarışta Michael Schumacher' in aracını durdurmaması ilginç. Senna' nın ölümüyle meydanın Schumacher' e kaldığı konusu da spor yorumcularının ortak fikri.
Beni en çok etkileyen mücadeleci ruhu ve kabına sığamayacak kadar bu spora gönül vermiş olması. Bir yarıştan sonra kendisini o kadar kaybeder ki araç durduktan sonra ellerini direksiyondan parmak parmak kurtararak ayırırlar. Bu nasıl bir hırs, motivasyon, kazanma ve mücadele örneğidir?
Mesele kazanmak değil anlasanıza. Kimdi kahraman? Başkasının rüyasında bile göremediğini hayal edip gerçekleştirebilendi.. Kendi işini en iyi şekilde yapan, bunun için fedakarlıktan kaçınmayan, zorlukları bahane etmeyen insandır kahraman, yeri geldiğinde herşeyi geri plana atıp, kendinden önce başkasını, takımını, ülkesini, menfaatini, okulunu, adaleti öne alabilendir, kahraman..Bilmem anlaşıldı mı????
6 Haziran 2016 Pazartesi
ELMA YAĞI
Ne kadar eski insanlar gibi yaşayabilirsek bir o kadar sağlığın yolunu bulabiliriz ya da ileride olabilecek sorunları biraz daha öteleyebiliriz gibi geliyor. Elbette bunun zorluğunun farkında olsak da halatın bir ucunu yakalamaya çalışalım. Artık, uzun yıllar "kocakarı ilacı" diye baktığımız biraz da geç keşfedilmiş şifalı otları ve yağları hayatımıza mutlaka sokmalıyız. Ve bunların satışı kesinlikle eczanelerin kontrolü altına girmeli. Çok farklı fiyat skalalarında ve birçok farklı marka ismi altında satılan ürünler kafa karışıklığı yaratmakta. Her zaman biraz pahalı olsa da eczanelerde satılan yağ markaları daha güvenilir.
Elma yağı bebeklerde, inceltilmesi koşuluyla gaz sorununu, karın ağrılarını giderir. Mikrop öldürücü özelliğinden dolayı yaraların iyileşmesinde faydalıdır. Kuru - çatlamış ciltleri onarır, sivilce tedavisinde etkilidir. Saça parlaklık ve yumuşaklık veren özelliğe sahiptir. İdrarı artırır, aşırı terlemeyi önler. Suya damlatılarak içilir. Daha da bu faydalar devam eder gider. Güvenilirlik açısından, elma cenneti Amasya' ya yolunuz düşerse alabilir ya da tanıdıklarınız varsa getirtebilirsiniz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






















