16 Eylül 2015 Çarşamba
Teoman - Atiye Düetinde bariz olduğu gibi, rockcılara mahsus 'ÇATALLI, YIRTIK' sesin en iyi örneklerindendir Teoman. Ses tellerinde aşırı titreşim ve çok yüklenmeyle olagelen bu teknik bağırma nasıl çıkarmış? Diyaframdan getirdiğin sesi gırtlağında sürterek yani üzerinde çok çalışarak..
AZİZNAME
Aziz Nesin'in 1948'de taşlama türündeki eserinden uyarlanmış Yücel Erten'in yönettiği ilk 1995 yılında Ankara Devlet Tiyatroları' nda sahnelenmeye başlanmış oyun, Aziz Nesin' e doğum günü hediyesi olarak yazılmış, ama kendisi izleyememiştir. Ülkemizde yıllarca süregelen bircok siyasi hatanın mizahla çok etkileyici ve kalıcı bir sekilde insanlara aktarıldığı oyun. Bu kitap için o dönem İstanbul Ağır Ceza mahkemesinde dava açılmış, kitap yasaklanarak toplatılmış. Tiyatrocu Serhat Kılıç, bu oyundan "Alacakaranlık" tiradını okumuş. Günümüzü en iyi özetleyenlerden. Ne de iyi etmiş.
YENİ MESLEK
Birazda gülelim. Yeni bir meslek çıkmış, herkes duysun: 'Kumarbazlık, itlik, hergelelik' mesleği😂😅😂.
Yaralı bir takvimle büyüyor üç tarafı hüzünlerle çevrili yurdun
Genç ölümlerle değişiyor mevsimler,
Ve hep aynı toprağa aynı ağıtı söylüyor Anadolu'daki tüm diller...
Ey benim bin yıllık kardesim, unutma;
Benimki kanar, senin parmagına çöp batsa...(SÖZ VE YORUM: Yılmaz Erdoğan )
Genç ölümlerle değişiyor mevsimler,
Ve hep aynı toprağa aynı ağıtı söylüyor Anadolu'daki tüm diller...
Ey benim bin yıllık kardesim, unutma;
Benimki kanar, senin parmagına çöp batsa...(SÖZ VE YORUM: Yılmaz Erdoğan )
Her notası aktif, heyecanlı, yüksek tempolu, kliptede dinamizm hiç bitmiyor. Bas vuruşlarıyla dikkat çeken, gelmiş geçmiş en sofistike parti şarkısı. Hayatın tam da kendisi gibi, birşey kaçırınca bütünlük, ahenk bozulabiliyor. 'Kendi felsefenizde hayatın ritmini yakalayın' derim.
ONLAR BİZİM ÇOCUKLAR
O büyük depremde annesi öldüğünde Gölcük'te felaket bölgesindeydi ve cenazeye gitmedi. Büyük Marmara depreminde bir avuç kadardılar. Onlar yetkililerden bile çok büyük birşey yaptılar. Herkes gibi, bizler gibi dövünmediler kuru kuru, ellerini değil hayatlarını taşın altına soktular, 187 canı kurtardılar. Bugün binlerce kişi oldular. Bir bilinç getirdiler topluma; sakin, bilgili ve mütevazi kimlikleriyle. Nasuh Mahruki'nin 'Kendi Everestinize Tırmanın', 'Vatan Lafla Değil Eylemle Kurtulur' yazdığı kitaplarından sadece ikisi. Bu iki cümle bile bayağı düşündürücü. Teslim olmayan bir kişilik o. Bir kişinin bile bir ülkede çok şeyi değiştirebileceğinin kanıtı oldu. Tanıtım videosu, Tuncel Kurtiz' in seslendirmesiyle çok etkili.
Onlar hep hazır, hep cesur
Yüreğiyle gönüllü, bilinciyle farkında
Yiğit güzel çocuklar.
Doktoru, mühendisi, işçisi, öğrencisi, öğretmeni
Vatanı lafla değil eylemle seveni
Tek yürek, bin emek, bir gövde yarattılar
Onlar bizim çocuklar...
Onlar hep hazır, hep cesur
Yüreğiyle gönüllü, bilinciyle farkında
Yiğit güzel çocuklar.
Doktoru, mühendisi, işçisi, öğrencisi, öğretmeni
Vatanı lafla değil eylemle seveni
Tek yürek, bin emek, bir gövde yarattılar
Onlar bizim çocuklar...
Sizi alıp götürüyor ve koca gövdeli bir ağacın dibine bırakıyor; işte öyle bir şarkı. Aralardaki ses oyunlarıyla beraber, Sia' nın isli, tütsülü, dramatik sesinden hüzünlü bu parçayı ne zaman duysam ilk önce bir " ben bu şarkıyı daha önce duymuştum" diyorum. Sanki hafızama hükmediyor şarkı, öyle büyülü. En güzel kısmı, yaprakların kahverengi, havanın da gri olduğunu söylediği nakaratı.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)